Menu

Bilim Archive

Suyun gizemi

Gezegenimizin üçte ikisini kaplayan, ve vücudumuzun yüzde 70’ini oluşturan bir madde olan Su öyle garip bir madde ki, hiçkimse gerçekte onu anlamıyor. Hatta suya kafa yoran bilim adamları bu çok garip maddenin yanına yüzmek için içmek için bile yaklaşmayacaklar neredeyse. Çünkü evrendeki başka hiçbir sıvı gibi davranmıyor. Diğer bütün sıvılar soğudukça küçülür, su ise soğudukça

Bilim adamları mutlak sıfırdan daha soğuğa ulaştı. Bu o kadar düşük bir sıcaklık ki, sonsuz dereceden bile daha sıcak.

Mutlak sıfır ulaşılabilecek en düşük sıcaklık olarak bilinir. Ancak araştırmacılar son araştırmalarında gösterdiler ki mutlak sıfırdan daha düşük sıcaklık da mümkün, eksi ya da negatif sıcaklık adı verilen yepyeni bir diyarda hem de. Araştırmacılara göre garip olan şu ki, bu negatif sıcaklığı başka bir şekilde tanımlayacak olursak sonsuz dereceden daha da sıcak bir sıcaklık. Bu

Samsun’da yaşayan 59 yaşındaki matematikçi sayın Aydın Cerit’in ödüllü 2 matematik sorusu

Biz bu haberi burada gördük. Emekli matematik öğretmeni bu 2 soruyu çözüp cevabını kendisine gönderene 93 emekli maaşını ve her öğlen Samsun öğretmen evinde bedava yemek verecek. Ödül için değil sırf hocamız için bu soruları çözebilecek babayiğitler bulunması dileğiyle… Yukardaki siteden alıntıdır: SAMSUNLU emekli matematik öğretmeni, 59 yaşındaki Aydın Cerit, hazırladığı 2 matematik sorusunu 5

Kanada’da 2640 milyon yıldır Dünya yüzeyi ile bağlantısı olmayan bir su bulundu. Bilim adamları bu suda yaşam arıyorlar.

Araştırmacılar Kanada’nın Ontario sınırları içerisinde Dünya’nın en eski suyunu buldular, ve bu su yaşadığımız yaşama tamamen yabancı bir yaşam barındırıyor olabilir. 2013 yılında 2.4 kilometre derinliğinde bir madende tespit edilen bu Dünya’nın en eski suyunun yüzeyle ilişkisi 2.64 milyar yıl önce kesilmiş, yani gezegenimizin ömrünün yarısı süresince yüzeyle bağlantısı kalmamış. Ve araştırmacılar bulmuşlar ki bu

Bilim adamları insan hücreleri ve nötron yıldızları arasında yapısal bir benzerlik tespit etti

İnsanlar olarak evrenle biz düşündüğümüzden çok daha fazla bir benzerlik gösteriyor olabiliriz diyor Fizik Analiz dergisinde yayınlanan yeni makalelerinde bilim adamları. Bulduklarına göre nötron yıldızları ile hücrelerde bulunan sitoplazma yapıları aynı yapıyı içeriyormuş. Çok katlı araba parkına benzeyen bir yapıyı. Aslında bir tesadüf eseri hücreleri inceleyen bilim adamları ile nötron yıldızları üzerinde çalışan bilim adamları

Bu yeni Dünya haritası çok prestijli bir Japon ödülünü kazandı

Dünya’nın haritasını yapmak çok kolay bir iş değil. Çünkü bu harita küre şeklindeki dünyamızı 2 boyutlu bir kağıda çizecek. Bu nedenle çoğu harita Dünya’yı gerçek resmetmiyor. Bu nedenle Grönland ve Antarktika gerçekte olduğundan çok daha büyük, Afrika ise gerçekte olduğundan küçük resmediliyor. AuthaGraph Dünya Haritası bu meseleleri çözmeye çalışıyor ve Dünya’yı küresel şekline en yakın

Nobel her zaman doğru verilmiyor. Tarihte bizce verilmemesi gereken Nobel ödülü de var.

Evet ülkemizde de geçtiğimiz yıl Aziz Sancar’ın aldığı, ve daha öncesinde Orhan Pamuk’a da verilen Nobel ödülü her zaman da gerçekten hakedene gitmiyor. Zamanında António Egas Moniz çok parlak bir nörologdu. Ancak günümüzde bu bilim adamı/nöroloğun bulduğu lobotomi adı verilen işlem insanlık dışı bulunuyor ve uygulandığı insanları bitkileştirdiği için uygulanmıyor. Moniz’in teorisine göre psikolojik rahatsızlıklar

Bilim adamlarının çalışması: Çevremizdeki her şeyi aklımızla biz yaratıyoruz.

Bir grup bilim adamı evrenimizin dev bir projeksiyon olduğu yönünde bugüne kadarki en net kanıtları buldu. Sicim teorisi: Evreni oluşturan şey çok küçük olan ve 10 boyutlu nesneler olan minik iplikçiklerin titreşmesi. Bu sicimler o kadar küçük ki, eğer ortalama bir ağaç büyüklüğünde olsalardı, bir atomun çekirdeği samanyolu galaksisinin büyüklüğünde olmalıydı. Bu boyutları algılamak, düşünmek