CEO olmak ne kadar zordur?

Quora isimli web sayfasından Geoff Cooper’in yukardaki soruya verdiği cevap çok hoşumuza gitti. Buyrun:
c-e-o

Ben 5 milyar pound cirosu olan ve 25000 çalışanlı bir şirketin 10 yıllığına CEO’suydum. Her yeni işimde yaptığım gibi yaptığım aktivitelerin önceliklerime denk gelip gelmediğini anlamak için bir zaman çizelgesi tuttum.

Özetle, zamanımın dörtte birini stratejiye – düşünme, araştırma, danışma, tanımlama ve şirketin geleceği için bunu anlatmaya. -, nerede ve nasıl rekabet etmek gerektiğine, hangi iyi şeylerin geliştirilmesi gerektiğine (özellikle insan ve şirket kültürü olarak) -harcadım. Çünkü hissettim ki bütün bunları uygulamadaki verimlilik herhangi bir metod kullanmadan daha önemliydi.

Diğer dörtte birini performans ve riskleri yönetmeye adadım. Normal ve düzenli iş teftişi, büyük projeleri teftiş, kaçınılmaz krizleri ve beklenmeyen olayları çözme. Zamanla bunun yüzdesi düştü çünkü 18 aydan sonra bu işleri benden çok daha iyi yapabilen harika bir takım insan topladım.

Diğer bir çeyreği insanların güçlerini inşa etmede harcadım. Şirket kültürünü tanıtma (ve mümkünse kişisel olarak gösterme), işe alma, insanların modlarıyla ilgili ateşlerini düşürme, HR direktörümle danışma (benim en yakın takım çalışanım), yerine geçme planlaması, her seviyedeki gruplara farklı gelişim programları tanıtma, ve bizim iş kolumuzdaki insanları başarılı yapan şeyleri düşünüp araştırma. (En önemli sonuç, insanlardan ne istediğin konusunda net ol, onları donat, ve yollarını aç ). Bu yaptığım işin oranı zamanla daha da arttı.

Kalan çeyrek ise önemli paydaşlar arasında – ana olarak şirket ortakları fakat ayrıca devlet ve önemli mal veren firmalar – üretici olmayan işlerle harcandı. Açıkca herkes zamanını ziyan eden insanlardan kaçınmaya çalışır. Fakat CEO’lar bu tarz insanlara genelde çok maruz kalırlar, çünkü insanlar gelip fikirlerini size satmaya çalışacaktır, yatırım bankacılarından endüstri lobicilerine kadar.

CEO olarak bence normal iş yaptım. Eminim benden çok çok daha iyileri vardır. İşte size bir kaç nokta. (Son 25 yıldır benimle direk çalışanlar ve de diğer CEO’larla olan görüşmelerim sonucunda aldığım geri dönüşleri de içerir.

  • CEO olmayı ben istemedim. O koltuğa oturmak için hırsla yanıp tutuşan insanlar, şirket kurucuları hariç, bence bu rol için uygun değildir. Bu ajans yönetim modelinin trajik paradoxudur.
  • Evet doğrudur. Yalnız bir yerdir, ve herşey sizin suçunuzdur.
  • Eğer işinizi düzgün yapıyorsanız uyanık olduğunuz her saat çalışıyorsunuz demektir. Ayrıca vücut ve aklınızı sağlıklı tutmak için sağlam bir disiplin gerekir.
  • Temiz bir masa üstü sahibi olmayı hedeflemelisiniz – cidden. Siz kuruluşunuzun uzun süreli hayatta kalabilmesini temin etmek için organizasyon yapmakla sorumlusunuz. Bu işi dolu bir e-mail kutusuyla ve kağıtla kaplı bir masada yapamazsınız. Ben her gece mail kutumu saplantı şeklinde sıfır okunmamış maile indiriyordum. Bunu yaparken kimi mailleri yoksayıp kimilerine bir kelimelik cevaplar veriyordum. CEO olarak anında cevap vermezseniz organizasyonunuzu birşeyleri yapma ve harekete geçme konusunda durdurursunuz. Fakat bununla beraber
  • Çok ama çok erişilebilir olun. İnsanların arasında dolaşın. Ortamda ne döndüğünü, insanların nelerden üzüntü çektiğini bu şekilde algılar, ve alacağınız kararlara insanları rahatlatacak değerler katabilirsiniz.
  • Başağrısı yaratan iyi performanslı işçileri de işten çıkarın- cidden. Onların kötü davranışları yüzünden diğer çalışanların kaybedeceği enerji onların sayesinde edineceğiniz kardan kat kat fazladır.
  • Dışarıya bakın. E-posta inboxunun hapsi dikkatinizi içe yönlendirecektir. Takımınızı çalışma turlarına götürün. Paralel sektörlere bakın. Üniversitelerdeki girişimcilerle konuşun. Okuyun, okuyun ve yine okuyun (ipad için Hurra!)
  • Sembolik davranışınız konusunda çok hassas olun çünkü insanlar davranışlarınızı farkeder ve takip eder. İyi olun, gülümseyin. İnsanlara merhaba deyin (onlar maaş ödeyebilmeniz için para kazanıyorlar). İnsanlara ön hatların en önemli olduğunu hissettirin, merkezi ofis yada destek merkezleri değil. Eğer ofis ortamınız eşitlikçi değilse yanlış yüzyıldasınız.
  • Şakalarınız o kadar da komik olmasa bile, organizasyonunuzda çalışan herkes için iş hayatının ödüllendirici olmasını sağlamak sizin en kesin ve birinci önceliğiniz. Mutlu ve pozitif titreşimler saçan bir işyeri yapın. CFO’nuz size mükemmel bir analiz getirdiğinde tüm Finansal Planlama ve Muhasebe departmanına gidin ve katkılarını takdir ettiğinizi söyleyip onlara teşekkür edin.
  • Başarınız siz gittikten sonra büyüme ve gelişme olarak ölçülecektir. Siz ayrıldıktan sonra şirket yerinde sayarsa siz çok kötü bir CEOymuşsunuz demektir. Bu nedenle görevi aldığınız ilk gün sizin devamınızın nasıl olacağını düşünmek zorundasınız.
  • İşiniz tarafından tanımlanmazsınız. Siz gideceksiniz ve unutulacaksınız, ve bir miras bırakma çabası boş bir çabadır.

Yorumlar

yorum

Yorum Ekle