Genlerimizin 150 kadarını mikroplardan almışız.

Vücudumuzun mikroplarla kaynadığını sanırım sitemizi takip ediyorsanız biliyorsunuzdur. Sağlıklı bir insanda her 1 vücut hücresine karşılık 10 tane bakteri hücresi bulunur. Ayrıca virüsleri de unutmayalım, bazı araştırmalara göre vüvcudumuzdaki virüs parçacığı sayısı tüm insan ve bakteri hücrelerinin toplamından bile daha fazla. Peki ya genlerimiz? Anlaşılan o ki DNA’mız bile düşündüğümüzden daha az insan.
DNA Strands
Yeni bir araştırmaya göre insanlar ve hayvanların büyük çoğunluğu genlerinin içerisinde bir hücreli hayvanlardan ve bakterilerden edindikleri genleri taşıyorlar. Daha da ötesi bu genler vücudun işlevlerinde oldukça aktiv roller üstlenmişler, mesela metabolizmayı çalıştırıyorlar. Bilim adamlarına göre bu gen transferleri hayvanların birbirinden farklılaşarak evrimleşmesinde şu ana kadar önemsenmeyen oldukça önemli bir rol üstleniyorlar. Bu çalışma Genom Biyolojisi dergisinde yayınlandı.

Biyoloji kitapları size DNA’nın ebeveynden çocuklara geçtiğini söyler, bu işleme dikey gen transferi diyoruz. Fakat bazı organizmalarda, mesela bakterilerde genlerini aynı ortamda yaşayan diğer türlere aktarma yöntemi de mevcuttur ki buna da yatay gen transferi denilir. Ancak bu sayede antibiyotiğe karşı dirençli bakterilerin genleri hızlıca etraflarındaki bakterilere yayılarak enfeksiyonların tedavisinde ciddi sorunlara neden olabilmektedir.
CBB
Bu sürecin bakteri ve diğer tek hücreli canlıların evriminde oldukça önemli bir rol oynadığını biliyoruz, fakat bazı basit hayvanlarda da bu belgelenmiştir. Kahve böceği kahveyi sindirebilmek için bakterilerin enzimini edinmiştir. Bunun insanlar ve diğer hayvanlar gibi daha gelişmiş canlılarda olup olmadığı uzun süredir tartışma konusuydu.

İngiltere’deki Cambridge Üniversitesi bilim adamları bunun daha gelişmiş organizmalarda olup olmadığını anlamak için sinekler, nematod kurtçuklar ve insanları da içeren değişik primatların DNA’larını incelediler. Birbirlerinin genleri arasında üst düzey bir benzerlik bulmaya çalıştılar.

Analizlerinin sonucuna göre yatay gen transferi ile geçen ve metabolizmayla ilgili olan genlerde yüzlerce birbirinden farklı hayvan grupları arasında benzerlik buldular. İnsanlarda mesela 17 tane daha önceden bilinen ve yatay gen transferine atfedilen genlere ek olarak 128 tane daha önceden bilinmeyen genin farkına vardılar. Bu genler çok çeşitli rollerdeler, mesela yağ asitlerini çözmede yada antimikropsal yahut vücuttaki şişme tepkilerinde yardım etmede kullanılıyorlar.

Bu çalışmada belirlenen yabancı genlerin büyük çoğunluğu bakterilerden ve protist adı verilen tek hücreli canlılardan gelmişti, ancak virüslerden ve mantarlardan bile gelen genler ortaya çıkarıldı. Daha önceki çalışmaların neden birçok yabancı genin kaynağını bulmada başarılı olmadığının açıklaması da buydu, çünkü diğer çalışmalar hep sadece bakterileri gen vericisi olarak değerlendirmişti.

Sürpriz bir bulgu diye ekliyor araştırmanın baş yazarı Alastair Crisp. “nadir bir oluşum olmaktan çok uzak, yatay gen transferi birçok belki de tüm türlerin evrimine katkıda bulunmuştur, ve bu süreç hala işlemektedir. Yani evrim konusunda düşüncelerimizi gözden geçirmemiz gerekmektedir.”

Kaynaklar: Genome Bioloji, Biomed Central, Science

Yorumlar

yorum

Yorum Ekle