Menu

Uzay Archive

NASA’nın marsa 2020 yılında göndereceği yeni araba (rover) burada oksijen üretecek.

Mars’ta bir gün yaşayacaksak, orada oksijene ihtiyacımız olacak. Orada su var, kar da var, ama o hayati molekül olmadan, oldukça sıkıntı çekeceğiz. Şu an Mars’ta atmosfer, Dünya’nınki ile çok farklı. Soluk mavi noktamızda havamız ağırlıklı olarak azottan oluşur, ve bunun yüzde 21’i oksijendir. Kırmızı göksel komşumuzdaki atmosfer ise az miktarda azot (yüzde 3) ve çok

Bilim adamları mutlak sıfırdan daha soğuğa ulaştı. Bu o kadar düşük bir sıcaklık ki, sonsuz dereceden bile daha sıcak.

Mutlak sıfır ulaşılabilecek en düşük sıcaklık olarak bilinir. Ancak araştırmacılar son araştırmalarında gösterdiler ki mutlak sıfırdan daha düşük sıcaklık da mümkün, eksi ya da negatif sıcaklık adı verilen yepyeni bir diyarda hem de. Araştırmacılara göre garip olan şu ki, bu negatif sıcaklığı başka bir şekilde tanımlayacak olursak sonsuz dereceden daha da sıcak bir sıcaklık. Bu

Kanada’da 2640 milyon yıldır Dünya yüzeyi ile bağlantısı olmayan bir su bulundu. Bilim adamları bu suda yaşam arıyorlar.

Araştırmacılar Kanada’nın Ontario sınırları içerisinde Dünya’nın en eski suyunu buldular, ve bu su yaşadığımız yaşama tamamen yabancı bir yaşam barındırıyor olabilir. 2013 yılında 2.4 kilometre derinliğinde bir madende tespit edilen bu Dünya’nın en eski suyunun yüzeyle ilişkisi 2.64 milyar yıl önce kesilmiş, yani gezegenimizin ömrünün yarısı süresince yüzeyle bağlantısı kalmamış. Ve araştırmacılar bulmuşlar ki bu

Bilim adamları insan hücreleri ve nötron yıldızları arasında yapısal bir benzerlik tespit etti

İnsanlar olarak evrenle biz düşündüğümüzden çok daha fazla bir benzerlik gösteriyor olabiliriz diyor Fizik Analiz dergisinde yayınlanan yeni makalelerinde bilim adamları. Bulduklarına göre nötron yıldızları ile hücrelerde bulunan sitoplazma yapıları aynı yapıyı içeriyormuş. Çok katlı araba parkına benzeyen bir yapıyı. Aslında bir tesadüf eseri hücreleri inceleyen bilim adamları ile nötron yıldızları üzerinde çalışan bilim adamları

Bilim adamlarının çalışması: Çevremizdeki her şeyi aklımızla biz yaratıyoruz.

Bir grup bilim adamı evrenimizin dev bir projeksiyon olduğu yönünde bugüne kadarki en net kanıtları buldu. Sicim teorisi: Evreni oluşturan şey çok küçük olan ve 10 boyutlu nesneler olan minik iplikçiklerin titreşmesi. Bu sicimler o kadar küçük ki, eğer ortalama bir ağaç büyüklüğünde olsalardı, bir atomun çekirdeği samanyolu galaksisinin büyüklüğünde olmalıydı. Bu boyutları algılamak, düşünmek

Bin yıl önceki bu süpernova patlamasından İbni Sina kitabında bahsetmiş.

Milattan sonra 1006 yılında gökyüzünde yeni bir yıldız peydah oldu. Bu yıldız ortadoğu, avrupa, asya ve belki de kuzey amerika’dan görülebiliyordu. Bu parıldayan gökcismi o dönemdeki bazı bilim adamları tarafından kaydedildi. Almanya’daki Friedrich Schiller üniversitesinde astrofizikçi olan Ralph Neuhauser eski arapça dökümanlarda bu süpernovaya rastladı. Bay Neuhauser’a göre bu dökümanları yazan isim bizlere oldukça tanıdık

Hiç düşündünüz mü? Uzayda ölen astronotlara ne yapılır?

Öncelikle şu ana kadar uzayda ölen bir astronot olmadı. Ruslar bile hiçkimseyi kaybetmediler yani. Uzayda ölüme en çok yaklaşan kişi Rus kozmonot Vladimir Komarov idi, atmosfere sert giriş yaptı ve böyle hayatını kaybetti. Zaten kazaların büyük çoğunluğu uzayda olmak yerine hiç affı olmayan atmosferde oluyor. Onu terkettiğimiz için çok sinirlenen bir eş gibi ölümcül davranıyor.

Uzay asansörü. Türkçe altyazılı video.

Evet yanlış okumadınız. Buradan bineceksiniz, düğmeye basacaksınız, ve bu asansör sizi 30000 km yukarıda bulunan yörüngeye çıkaracak. Bugün 1 kg ağırlığında bir nesneyi uzaya göndermek 100 bin tlye mal oluyor. Eğer uzun vadeli düşünürsek böyle devasa ve aynı zamanda inanılmaz bir maliyeti olan bir yapıyı inşa etmek mantıklı olabilir. En iyisi siz aşağıdaki türkçe altyazılı

Breakthrough Starshot adındaki girişim lazerle sürülen ışık yelkenlisi ile 20 yılda Alfa Centauri’ye gidecek.

Gerçekten de neler hissettiğimi ifade etmek çok zor arkadaşlar. İnsanoğlunun bu engellenemez merakı ve sürekli çıtayı daha ileriye götürme yarışı gerçekten insanoğlunu belki de bilinen canlı varlıklar içerisinde tek yapıyor. Projelerini 2 gün önce New York’da yeni Dünya Ticaret Merkezinin üst katında bulutların arasındaki bir ofiste duyurmuşlar. Burada Yuri Milner, ki bu adam Breakthrough ödüllerinin

Bu mikroplar demiri sizin oksijeni kullandığınız gibi kullanıyor

UW madison bilim laboratuarından yayınlanan iki bilimsel makaleye göre buldukları mikroplar demiri aynı sizin ve hayvanların oksijeni kullandığı gibi kullanıyor. Yani enerji oluşturan biyokimyasal tepkimede elektronları emmede. Hayvanlar ve bakteriler karbonhidratları oksidize ettiklerinde elektronlar normalde oksijen tarafından emilir. Bu mikroplarda ise demir tarafından emiliyor. Demir elektronları emerek yine demirin daha fazla elektronlu bir tipine dönüşüyor. Demir